Yumuşadık, ve üstünlüğümüzü kaybettik!

Yumuşadık, ve üstünlüğümüzü kaybettik!
Yumuşadık, ve üstünlüğümüzü kaybettik!
Kitabın Adı Dune Çöl Gezegeni
Kitabın Ait Olduğu Seri Dune
Yazar Frank Herbert
Yayınlanma Yılı 1965
Prodüksiyon Sarmal Yayınları

Bu gezegen Arrakis, namıdiyar Dune. Evrenin, günümüzden çok ileride bir zamanında, Melanj ya da bahar denilen bir maddenin tek kaynağı. Bu maddeyse üst uzayda, gezegenler arası yolculuk yapmanın tek yolu. Üst uzayda yolculuk yapmaksa, Lonca'nın tekelinde. Bahar yoksa gezegenleri ve sistemleri birbirine bağlayan tüm ticaret yolları da yok. Ve evrendeki iki büyük hanedan olan Atreides ve Harkonen'ların arasındaki kan davasına bu yalnız, çöl gezegeni de katılmak üzere.

Ailesinin soyu Antik Yunan uygarığına dayanan Paul, Bene Gesserit rahibelerinin yüzyıllar süren genetik çifteştirme sürecinin de son halkasdır. Rahibeler onun bir kız olmasını ve Harkonnen soyunun son temsilcisi Feyd Rautha ile birleşmesini öngörürler. Rahibelere göre Kuisatz Haderah bu birleşmeden doğacaktır. Ancak kendisi de bir Bene Gesserit olan annesi Jessica, Dük Leto Atreides'e duyduğu aşk yüzünden kız yerine erkek evlat yani bir veliaht doğurmuştur. Arrakis'te Atreides evine yapılan komplodan kurtulabilen Paul ve annesi Jessica, çöle kaçarlar ve çöl halkı Fremenler arasında yaşamaya başlarlar. Fremenler arasına kabul edilen, kendilerini, bir gezegen bilimcinin öngördüğü kurtuluşa götüreceğine inandıkları Paul Atreides, zamanla Fremen adetlerini kazanır ve ismini Muad'Dib, Arrakis'in ikinci ayı üzerinde görülebilen ve Fremen mitolojisiyle alakalı Arrakis kanguru faresi, ismini alır. Gezegenin ezilen ve umursanmayan halkı olan Fremenleri örgütleyerek Arrakis'i ele geçirir ve babasının intikamını alır. Evrende hayati önem taşıyan baharı elinde bulundurduğundan, zamanla imparatorluğa giden yol Paul Atreides'in önünde açılmış olur.

Arrakis'in ele geçirilmesi ardından başlayacak büyük cihat, evrende bilinen tüm gezegenleri yutana kadar durmayacaktır. Paul Atreides, daha sonradan Bene Geserit'lerin Kuisatz Haderah'ı (geleceği görebilen erkek bir Bene Geserit) olacaktır.

Frank Herbert, bu eserinde aslında dünya tarihine geniş ölçekli bir dokunuş sağlamıştır. Hikayenin kurgusu, geçtiği mekan ve kıymetli, kıymetsiz görülen değerler ve gelenekler, gerçeklerle örtüşmektedir. Petrol kadar kıymetli ve ulaşım sağlaması açısından hayati Bahar, bu baharın ancak bir çöl gezegeni olan Arrakis'ten çıkarılabilmesi, akıllara Arap Yarımadasını getirmektedir. İsimler bölge dillerine yakındır. Bene Geserit, İbranicede köprü anlamına gelirken, Kuisatz Haderah yine aynı şekilde yolun kısalması anlamındadır. Bene Gesserit rahibeleri bir tür tarikattır aslında. Ve diğer evler ise, dünya üzerinde kamplaşan devletlere örnek olarak gösterilebilir. Tüm bu evler arasında ilişkileri düzenleyen bir üst imparatorluk ve taşıma işlerinden sorumlu ve tekel olan Lonca vardır ya da imparatorluk ekonomisini yönlendiren CHOAM. Bunlarsa Birleşmiş Milletler ve alt örgütleri şeklinde yorumlanabilir.

Kitap, soğuk savaşın çok kızgın olduğu bir ortamda yazılmıştır. Bu sebeple, yukarıdaki benzetmelerden yola çıkılarak kitap içindeki Harkonen ailesi üzerinde yaratılan iğrenme hissi ve ezilmiş ama hakkını arayan Atreides ailesi zamana göre yorumlanabilir. Serinin başlangıcı sayılan bu ilk kitapta, Frank Herbert aslında bir liderin nasıl olması gerektiğini çizmiştir. Bu lideri dünya modeline önerse de yazar, desteklemez. Çünkü bu lider, birleştirme gücüne sahip olsa da, ardından gelecek 4000 yıllık bir karanlık çağı da başlatmış olur.

Serinin kitaplarını şöyle sıralayabiliriz;

Dune Çöl Gezegeni

Dune Mesihi

Dune'un Çocukları

Dune'un İmparator Tanrısı

Dune'un Kafirleri

Dune Rahibeler Meclisi

Editor eleştirisi

Lider ?

Genel Puan: 
 
9.0
Senaryo & Kurgu:
 
9.0
Özgünlük:
 
10.0
Yazın Kalitesi:
 
8.0
Akıcılık:
 
9.0
Bu eleştiriyi beğendiniz mi?
Yes No
Toplam 2 kişiden 2 tanesi bu eleştiriyi beğendi
Bu büyük eser, kitabın sırtında da anlatıldığı gibi bir liderin neden sorgusuz sualsiz izlendiğine örnektir. Eser, Frank Herbert'a Hugo ve Nebula ödüllerini getirmiş, dünyada 15 milyondan fazla kopyası satmıştır. Arthur C. ClarkeIn sözleriyle "Yüzüklerin Efendisiyle kıyaslanabilecek tek şaheser." dir.

Bir bilim kurgu romanından beklenmeyecek ölçüde felsefi bir derinliğe sahiptir. Serinin tamamına yayılmış aforizmalar, eserin özenle oluşturulmuş özgün kurgusu ile birleştirildiğinde 3500’e yakın sayfası ile 6 kitaptan oluşan artık dünya çapında bir kült haline gelmiş tek bir eser ortaya çıkar. Tüm eser dahilinde din, siyaset, ekonomi kuramları, liderlik olgusuyla kadın, erkek, cinsellik hakkında muhteşem sosyolojik ve psikolojik tahliller ve gözlemler içerir. Dune aslında tüm bu yönleriyle dev bir siyasetname özelliği gösterir.

Eserin aynı zamanda İslam ve Arap sentezi içerisinde sunulması dikkat çekicidir. İslam terminolojisinden alıntılara sahip kitap içerisinde;

"Allah’ın emri gelir; Sakın acele etme. Yol gösteren Allah’tır; kimi yolunu şaşırır."
"Ben de hizmetkarım… Efendim ise Rahman ve Rahim olan Allah. “Biz, onların boyunlarına halkalar geçirdik. O halkalar çenelere kadar dayanmaktadır. Bu yüzde kafaları yukarı kalkıktır. Önlerinde bir set ve arkalarında bir set çektik de onları kapattık, artık göremezler…” Eski Fremen dininde böyle yazılıydı." şeklinde ifadeler göze çarpmaktadır.

Aynı zamanda zaman ve mekan kavramları üzerine de geniş ölçekli tartışmalar kitap içerisinde yer alır. Ancak başlangıçta da söylendiği gibi kitap lider kavramı üzerine odaklanır.
Türlü adetler ve hatta tabular, bunları bilmeyen insanlarca göz ardı edilerek, jestler şeklinde kırılınca, insanların gözlerinde birinin nasıl olup da tanrı mertebesine yükseldiği anlatılmaktadır kitapta. Birine göz yaşı bahşetmek kadar basit ya da tek başına dev bir çöl solucanına hükmetmek gibi zor ve çetrefilli işler tüm toplumda, özellikle bir yabancıyı, dışlanmışlıktan, lidere çevirebilmektedir. Tüm bu yaklaşımı günümüz dünyasında da kolaylık görmek mümkündür. Burada sorulması gereken temel soru, liderlerin insanları kandırmakta mı yoksa gerçekten içtenliklerini, kalplerinden geçenleri mi ortaya koymaktadırlar. Bu noktada Paul Atreides, olması gerektiğine inandığı şeyi gerçekleştirerek, geri dönüşü olmayan bir çöküşün içerisine tüm bir evreni sürüklemiş bulunmakta. Somut örnekleri henüz o hayattayken belirmeye başlayan tüm değişim ve gerileyişi durdurmaksa, krizin eşik noktası aşıldığı için artık pek de mümkün değildir. Yeşillenmeye başlayan çöl gezegeni Dune, çöl kumlarıyla beraber, tüm bir evreni bir arada tutan yapıştırıcıyı, Baharı kaybedecektir.

Yankıları çok sonradan belirebilen bu hareketler, kitleler gözünde ilahlaştırılsa da sonradan geri dönüşü olmadığından aslında suç değil midir. Ancak yargılamak çok nesil sonrasına kaldığından ve artık yargılanacak zanlının bedeni döngüye karıştığından çoktan, yeterli anlamı taşımamaktadır.
 
 


Üye eleştirileri

Bu tanıtım için henüz üye eleştirisi yok

Eleştiri yazmak için lütfen giriş yapın.
 
 
 

Üye Girişi