Plan

Plan
Deneme Adı Susturucu
Bölüm No 3
Yazar Meriç Tanzer
Yazıldığı Yıl 2008

... Daha da önemlisi kendilerini buraya onlar getirmişlerdi. Yani yakınlarda olmalıydılar. Tabi eğer onları geri istiyorlarsa…

“Gidip adamları bulalım.” dedi Gökhan. “Bakalım konuşturabilecek miyiz?” Aklına daha önce hayal bile edemeyeceği işkence fikirleri hücum edince şaşkınlıktan adeta sersemledi. “Demek öfke yaratıcılığı arttırıyormuş” diye geçirdi içinden. Bunu yararına kullanabilirdi.

“Acele edelim” dedi Şule bir yandan da kıyafetini üzerine geçirmeye çalışırken. Sadece üç buçuk dakika sonra kimseye görünmeden arka sokağa açılan görevli kapısından çıkmayı başarmışlardı. Tüm olay boyunca delil bırakmamak için daha önce haberleri bile olmayan önlemler alıp dikkat ettikleri için çıkarken oyalanmalarını gerektiren bir durum olmamıştı.

Adamların yakınlarda bir yerlerde olmasını umarak çevre sokakları dolaşmaya başladılar. Şansları yaver gitti ve topu topu iki dakikalık bir koşuşturmanın ardından arabayı caddeden iki sokak içeride dar bir sokakta buldular. Onlar görünür görünmez pencereler yavaşça açıldı. Aralarında konuşmamış olsalar da hepsi tereddütlü görünmelerinin her şeyi mahvedeceğini biliyorlardı. Hepsi silahlarını otel görevlerinin kostümünün bir parçası olan ceketlerinin örteceği şekilde pantolonlarının sırt kısmına takmışlardı. Şule’nin elbisesi silahını saklamasına izin vermediği için İbrahim onun silahını kendisininkinin yanına takmıştı.

Planları hiçbir şey olmamış gibi tıpkı çıktıkları gibi arabanın arka tarafına geçmek araba hareket etmeden silahlarını doğrultarak adamları etkisiz hale getirmekti. Sonra zor ama zevkle elde edilen bilgiler gelecekti. Ancak bir sorun vardı. Tıpkı çıktıkları gibi arka tafra geçmek için nasıl çıktıklarını yeterince iyi hatırlamıyorlardı. Ama anlaşılan adamlar hatırlıyorlardı. Azıcık yaklaştıkları anda bir şeylerin ters olduğunu anladılar. Acı bir patinaj sesiyle araba yerinden fırladı ve grup sadece kendilerini arabanın yolundan dışarı atabilecek zamanı bulabildiler.

“Ne oldu şimdi? Nereden anladılar?” diye bağırdı İbrahim mümkün olan en yüksek hızla caddeye fırlayan arabanın ardından.

“Bilmiyorum,” dedi Gökhan, İbrahim’den daha başarılı bir şekilde bastırdığı öfkesiyle. “Belki de geri dönerken bir şifre falan söylememiz gerekiyordu. Ya da davranışlarımızda bir değişiklik vardı.” Konuştukça daha da çok sıkılan dişleri arasından kelimeleri anlamak giderek zorlaşmıştı.

“Her neyse artık elimizden bir şey gelmez. Eve gitmeliyim. Hem üzerimize doğru düzgün bir şeyler giyeriz, hem de Mert meraktan ölmüştür.” Mert’in adını ağzına aldığı anda birden çok duygu bir anda zihnine doldu. Mert’in soğukkanlılığının bir çözüm üretmede yardımcı olabileceğini düşünüyordu. Bunun getirdiği rahatlama bir anda tuzla buz oldu. Mert’le birlikte geçirdiği son bir dakika aklına gelince aslında eve gitmekten bir anda korktu. Beklediği huzur ve soğuk mantık yerine kız arkadaşını gecenin bir yarısı kaybetmiş, yaklaşık iki saat sonra gece kıyafeti ve on kilo eksikle karşısında bulan, endişeden delirmiş bir erkek arkadaş bulma olasılığı daha yüksekti. Üstelik o adamla öpüşmüştü. Önünde soyunmuş ve onu baştan çıkarmak için elinden geleni yapmıştı. Bunları bilerek Mert’le yüzleşmek çok zor olacaktı.

“Haklısın” dedi Gökhan.“Sizin ev en yakını. Gidelim.” Yürümeye başlamıştı bile. Artık itiraz etmek için çok geçti.

İki ötel görevlisi kostümlü şahsın eşlik ettiği şık bayan profili sokakta pek sık karşılaşılacak bir durum değildi. Bunun farkındaydılar. Şule’nin evi en yakın ev olabilirdi ancak aynı zamanda da şehrin merkezindeydi. Kimseye görünmeden eve varmaları bu geçe saate rağmen zordu ancak insanlar çok soru sormazlardı. En azından bu saatlerde. Bir polisle karşılaşmadıkları sürece güvende olacaklardı.

Ana caddelere çıkmamaya özen göstererek ara sokaklardan yol aldılar. Eskişehir pek tehlikeli bir şehir olmasa da normal şartlarda güvenli sayılamayacak sokaklardı bunlar. İlginç olan artık tehlikeli olanlar onlardı.

Yollarını biraz uzattıkları için normalin iki katı süre harcayarak evin olduğu sokağa ulaşmışlardı. Ev tam olarak iki sokağın kesiştiği köşedeydi ve giriş diğer sokaktaydı. Köşeyi dönmek üzereydiler ki sinirli bir ses duydular

“Tam yarım saat sonra benimle Arı Sineması’nın önünde buluş. Sakın geç kalma.”

Editor eleştirisi

kısa

Genel Puan: 
 
7.0
Senaryo & Kurgu:
 
8.0
Özgünlük:
 
6.0
Yazın Kalitesi:
 
6.0
Akıcılık:
 
8.0
Bu eleştiriyi beğendiniz mi?
Yes No
Toplam 0 kişiden 0 tanesi bu eleştiriyi beğendi
Evet bu bölümden itibaren bölümlerin kısaldığı fark edeceksiniz. Daha önce de belirttiğim gibi elimden geldiğince elden geçiriyorum ancak yine de yazının orjinal halini çok da bozmak istemiyorum. Yine de kısa bile olsa yeterince dolu bir öykü sunmaya çalıştım. Umarım hoşunuza gider...
 
 


Üye eleştirileri

Bu tanıtım için henüz üye eleştirisi yok

Eleştiri yazmak için lütfen giriş yapın.
 
 
 

Üye Girişi