Gökhan yere yığılmış olan Canberk’in hala silahı tutan bileğine basmıştı. İbrahim ise boğazına dizini dayamıştı. Anlaşılan Canberk’in tüm ilgisi Şule’ye kaydığında harekete geçmeye başlamışlardı.
Şule, silahı adamın ellerinden adeta koparırcasına söküp aldı. Silahı tek eliyle tutarak yerde, burnundan kanlar akıtarak ve boynundaki diz yüzünden neredeyse boğularak yatan adama doğrulttu. O kadar öfkeliydiki tetiği hiç düşünmeden çekebilir, ne kadar vakit geçerse geçsin pişman olmayacağına inanabilirdi. Ancak sadece bir kaç saat önce bir otel küvetinde şakağında bir delik açılan adamın görüntüsü zihninde belirdi.
Yapamazdı. Pişman olacağını biliyordu. Bunu yapamazdı. Üstelik bilgiye ihtiyaçları vardı. Canberk zaten iki öfkeli arkadaşın altında adeta eziliyordu. Öyleki kendisine doğrultulan silahın bile farkında değildi. Nefes almaya çalışıyordu. Ateş etmese de bir kaç saniye içinde ölebilirdi. Gerçekte hangisini istediğine karar veremiyordu. Ölmesini izemeye devam etmek mi yoksa sorgulamayarak cevaplar almak mı?
Alacağı cevaplardan, Mert’le ilgili gerçekleriden korkuyordu. Hayatında hiç kimseyi bu kadar kendisine yakınlaştırmamıştı daha önce. Hep bir zırh vardı üzerinde. İlk defa o zırh olmadan birisiyle birlikte olmuştu ve şimdi “keşke” demekten korkuyordu.
Etrafına bakındı. Kafasını başka bir şeye odaklamak istedi. Çünkü ne kadar derin düşünürse durum o kadar içinden çıkılmaz hale geliyordu. Aradığı şey arkadaşlarının bağını kesebileceği sivri bir şeylerdi. İçinde bulundukları düzgün, sıradan bir evden farksızdı. Birilerinin yaşadığı türden bir yerdi. Gizli bir labaratuar ya da silah deposu olduğunu hayal etmişti merdivenleri çıkarken. Giriş holüne açılan kapıları hızlıca süzdükten sonra mutfak olduğunu tahmin ettiği kapıyı açtı. Tahmini doğru tutmuştu. Çekmeceleri çıkardığı gürültüye aldırmadan karıştırdı ve yeterince iri ve keskin bir bıçakla hole geri döndü.
Önce İbrahim’in ipleriyle ilgilenmeye başladı çünkü Canberk artık normal rengini geride bırakmış, hastalıklı bir mor renk kazanmıştı. İbrahim’in omzuna dokunduğunda çok sert bir hareketle başını çevirip kendisine bakmıştı. Gözlerinde öfke değil ne yapacağını bilememenin getirdiği bir şaşkınlık vardı. sonra sanki bir rüyadan uyanmış gibi gözlerini kırpıştırdı ve ağır ağır ayağa kalktı. Gökhan, İbrahim’in ayağa kalkmaya niyetlendiğini fark eder etmez diğer ayağını adamın göğsüne dayadı.
Yaklaşık on dakikalık bir denemenin ardından bıçak ipten daha çok zarar görümüştü. Ardından da bir iki dakika çözerek çıkarmayı denemişti ama düğüm hem çok sıkı hem de çok karışıktı. Bu süre içerisinde az da olsa rahatlamış ve eski rengine yakın bir renge bürünmüş olan Canberk pis pis sırıtıyordu.
“Gerçekten bu kadar kolay olacağına inandın mı?”
Gökhan göğsünün üstünde duran ayağına daha fazla ağırlık verince acıyla yüzünü buruşturdu ve sustu. Ama Gökhan’ın istediği bu değildi.
“Bizi bir yerden sonra çözecektin. Bu iplerden nasıl kurtulunuyor?”
“Ben eğitimli bir ajanım seni salak. Sence sadece bir goril göğsüme basıyor diye öter miyim?”
“Belki zaten hasar görmüş bir yerlere basmalıyım. Ne dersin? Daha aşağılara..?” Canberk’in yeniden azar azar oluşmaya başlayan gülümsemesi daha doğmadan öldü.
“Cebimde” dedi tükürürcesine. Şule hemen dizlerinin üzerine çöktü ve ceplerini aramaya başladı. Sonunda bir çakı buldu. Sıradan bir çakıya benziyordu. Soran gözlerle Canberk’e baktı. Canberk ise o sinir bozucu sırıtışı geri kazanmıştı.
Şule şüpheyle çakıyı açtı. Bıçak garip bir gri renge sahipti ve dikkat çekecek kadar mattı. Parmağıyla keskinliğini kontrol etti. Parmağını keskin kısma dokundurdu ama dokunduğuna dair o direnci hissetmeden önce bıçak parmağında ufak bir kesik açmıştı bile. Kanayan kısmı refleks olarak ağzına götürdü. Kanın metalik tadı midesini rahatsız ederken o vakit kaybetmeyerek İbrahim’in yanına geldi. İp, bu sıradışı keskinlikteki bıçağın karşısında pek dayanamadı. Sadece üç dakika içerisinde iki arakadaşını da iplerden kurtarmış, kendisi için olan ama kesmeye gerek kalmadan kurtulduğu iple de Canberk’i bağlamıştı.
Anime Filmleri
Anime OVA
Anime Serileri
Denemeler
Fantastik Edebiyat
Çizgi Roman
Batı Sineması
Uzakdoğu Sineması

