...Sadece üç dakika içerisinde iki arakadaşını da iplerden kurtarmış, kendisi için olan ama kesmeye gerek kalmadan kurtulduğu iple de Canberk’i bağlamıştı.
Gökhan ve İbrahim, tutsaklarını salona götürürken Şule de odadaki diğer kişiyle ilgilenmenin zamanının geldiğine karar verdi. Evin holüne açılan kapılardan sadece o odanın kapısı açıktı ve o açıklıktan yerde yatan bir adamın bacakları görünüyordu.
Şule içeri girip cesedi gördüğünde ilk düşüncesi “yaşlı” oldu. En azından altmışlarının ortalarındaydı. Saçları açık gri, yüzündeki çizgiler de sakin olduğunda bile sinirli görünmesine neden olabilecek kadar derindi. Biraz iri bir yapısı vardı. Üzerinde yattığı açık renklerden örülmüş halı kanla ıslanmıştı. Daha detaylı inceleyebilmek için odanın ışığını açtı. Oda daha aydınlık olunca kanın parlak rengi tüm dikkatini aldı. Vurduğu adamı düşündü. Şu ana kadar kafasından uzak en azından kendisini koruyabilecek kadar derinde tutmayı bir şekilde başarmıştı ama karşısında bir ceset görünce herşey birden çok ağır gelmeye başladı. Dizlerinin üstüne adeta yığıldı. Gözünden yaşlar akarken tek yapabildiği hıçkırmaktı.
İbrahim, Canberk’i koltuğa adeta fırlattıp karşısına oturduktan sonra Şule’nin onlarla gelmediğini fark etti. Silahı Gökhan’ın kucağına bıraktı.
“Ben bir Şule’ye bakayım. Sen de ufak ufak eğlenmeye başla. Bakalım ne kadar şey anlatacak.”
Odadan çıktı. Kapı arkasından kapatınca Şule’nin hıçkırıklarını duydu. Hemen onun bulunduğu odaya girdi ve cesedi gördü. Bu, kendini kaybetmeden hemen önce arabada gördüğü adamlardan birisiydi. Bir an şaşkınlıktan ne yapacağını bilemedi. Gözlerini cesetten alabildiğinde Şule’yle ilgilenmesi gerektiğini düşündü. Kızın adamı tanımadığını bilmiyordu. Sadece kendisinin de yaşadığı şaşkınlık ve şokun, tüm gece boyunca birikenleri taşırdığını düşünmüştü. En azından yakın bir tahmindi bu.
Tam ağlayan kızı teselli etmek için yanına eğilecekti ki vazgeçti. Şule en iyi arkadaşının kız arkadaşıydı. Daha doğrusu öyle olduğunu zannettiği kişinin kız arkadaşı. Aslında kız arkadaşı olduğu da kesin değildi. Canberk’e göre hepsi bir roldü. Peki Canberk’in doğru söylediği ne malumdu? Herşey o kadar belirsizdi ki...
Karakterine hiç uymayan bir şekilde hızla öfkelendiğini hissediyordu. Sıkılı yumruklarının içinde avuçları acımaya başlamıştı. Olduğu yerde döndü ve odanın duvarını boydan boya kaplayan kitaplığa bir tekme vurdu. Darbeyle sarsılan raflardan iki düzine kadar kitap ve bir vazo gürültüyle düştü. Buzlu camdan yapılmış olan ağır vazo darbeye direnmeyi başardı ve kırılmadı. Ancak içindeki cihaz çok daha narindi. Sert plastik parçalar ve mercekler yere dağıldı.
Gökhan gürültüyü duyduğunda tüm dikkati Canberk üzerindeydi. Nasıl olupta bu adamla vakit geçirdikten sonra hiç tanıyamamışlardı? Hatta arayıp sormadığı için vicdan azabı çektiğini hatırladı. O sakar tavırlarına aldanmışlar, içerideki canavarı görememişlerdi. Hatta belki de hala hafife alıyorlardı. Birden bir şeyin farkına vardı; onu hiç adam akıllı aramamışlardı. Elleri bağlı olsa da hala tehlikeli olabilirdi.
Vazonun gürültüsünü duyduğunda elinde silahla Canberk’in üstüne eğilmişti ve iplerini kontrol etmeye hazırlanıyordu. Bu tehlikeli adama yaklaşırken tüm kasları yay gibi gerilmişti. Gürültüyü duyunca kısacık bir an dikkati dağıldı. İstemeden sesin geldiği yere bakışları kaydı. Daha hareketini tamamlamadan hata yaptığını biliyordu. Daha gözünü ayırdığı anda sol omzuna saplanan acı ve karnına yediği, soluğunu kesen tekme yaptığı hatanın büyüklüğünü fark etmesini sağladı.
Ciğerlerindeki tüm hava boşalırken yüz üstü Canberk’i yığdıkları koltuğa kapaklandı. Darbe o kadar sert ve beklenmedikti ki nefes almaya çabalamaktan başka bir şey elinden gelmiyordu. Zar zor kendini sağına doğru devirdiğinde Canberk’in ayağa kalmış, kol saatinden çıkmış ufak bir bıçakla camın kilidini kesmekte olduğunu fark etti. Cebinden çıkardıkları, mat gri renkli çakıya çok benziyordu. Bu sadece daha ufaktı. Kilidin demir dilini kestikten sonra sessizce pencereyi açtı, yüzünü Gökhan’a döndü ve yüzündeki pis sırıtışı gösterdi. Ardından da gecenin karanlığına atladı.
Anime Filmleri
Anime OVA
Anime Serileri
Denemeler
Fantastik Edebiyat
Çizgi Roman
Batı Sineması
Uzakdoğu Sineması

